|
|
 |
Donsuz Gezmek Yasak |
Tarih..:3/14/2005 |
Sultan en güvendiği adamını Arabistan'a hünkar göndermiş. Hünkar, Arabistan'da gezerken bakmış, araplar entari giyorlar ama altlarına don giymiyorlar. Bir rüzgar estimi, manzara felaket! Haber salmış, altına don giymeyenler kadı huzuruna çıkartılıp, hapsedilecek. Aradan günler geçmiş Arabın bir tanesi don giymemiş ve ilk rüzgarda olay farkedilmiş. Kadı huzuruna çıkartmışlar. Kadı sormuş;
-"Adın?"
-"Aptülmecit"
-"Baba adın?"
-"Aptülleziz"
-"Evli misin?
-"5 tane karım var!"
-"Kaç çocuğun var?
-"Ilkinden 15, ikincisinden 17, üçüncüsünden 16, dördüncüsünden 13, beşincisinden 18 tane." Kadı kararını vermiş ve söylemiş:
-"Aptulleziz oğlu, Apdülmecit'in, don giymeye vakti olmadığından beraatine karar verilmiştir!"
|
|
Azrail |
|
Adamın biri arabasıyla giderken yolda bir yolcu alır arabaya.... adam arka tarafa biner.....
-Şöför " eee hemşerim kimsin nereye gidersin...der"
-Yolcu " ben Azrailim..canını almaya geldim der......şöför alaycı bir tavırla
- "Sen mi Azrailsin der..yaw senin gibi Azrail olurmu hiç der." Yolcu sakin bir tavırla
- "Sen daha önce Azrail gördünmüde tarif ediyorsun der... ve ekler yolcu inanmadın bana öylemi der"
-Şöför " İnanmadım tabii der"
-Yolcu "O zaman 200 metre ileride bir adam daha alacaksın der" gerçekten de adamın dediği gibi şöför 200 metre ilerde bir yolcu daha alır.. Ama yolcu ön tarafa oturur...olaylar bundan sonra daha da enteresanlaşır.
-Şöför yanındakine "Ee sen kimsin nereye gidersin der."
-Öndeki "Abi ben merkezde biryerde indirirsen çok sevinirim adım felanca der." Şöför " Yaw şu arkadaki adam bana Azrailim diyo görüyonmu şu herifi hem iyilik ediyoz hemde dalga geçiyor zibidi der." Öndeki arkaya bakar ama kimse yoktur.
-Öndeki " Abi arkada kimse yokki" Şöför hışımla arkaya bakar ve
-" Körmüsün be adam arkada oturuyorya der." Öndeki arkaya bir daha bakar ve
-" Abi senin kafan iyimi yoksa dalga mı geçiyorsun der." Bu sefer arkadaki söze girer.
- " Gördünmü der öndeki beni ne duyabilir nede görebilir der şöföre. Şöförün bir anda dizlerinin bağı çözülür bet beniz atar....arkadaki şöföre.
- "Hadi der arabayı kenara çek 2 rekat namaz kıl canını alacam der. Şöför ağlamaklı çaresiz bir şekilde arabayı kenara çeker ve iner arabadan. Sonra....sonra ne olmuş biliyormusunuz????? Adamlar arabayı aldığı gibi kaçmışlar...:)) )
|
|
Çocuk ve Sevgi |
|
Adam yorgun argın eve döndüğünde beş yaşındaki oğlunu kapının önünde kendisini beklerken buldu. Çocuk babasına, saatte ne kadar para kazandığını sordu. Zaten yorgun gelen adam, oğluna "Bu senin işin değil" diyerek karşılık verdi. Çocuk dayattı: "Babacığım lütfen bilmek istiyorum" dedi. Adam, "Bu kadar çok bilmek istiyorsan söyleyeyim" dedi, "saatte 20 dolar kazanıyorum." Bunun üzerine çocuk, babasından bir istekte bulundu: "Peki Babacığım, bana 10 dolar borç verir misin?" dedi. Adam, daha çok sinirlendi: "Benim senin saçma oyuncaklarına ya da benzeri şeylerine ayıracak param yok" dedi. "Hadi derhal odana git ve kapını kapat." Çocuk sessizce odasına çıkıp, kapısını kapattıktan sonra, adam sinirli sinirli düşünmeye başladı: "Bu çocuk nasıl böyle şeylere cesaret eder?" dedi kendi kedine. Aradan bir saat geçmiş, adam biraz daha sakinleşmişti. Çocuğuna, parayı neden istediğini bile sormadığı geldi aklına. Yukarıya, çocuğun odasına çıktı ve yatağında uzanan Çocuğuna, uyuyup uyumadığı sordu. "Hayır uyumuyorum" diye yanıtladı çocuk. Adam, çocuğundan özür diledi: "Sana az önce sert davrandığım için üzgünüm ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim, yorgundum" dedi. Ve elindeki parayı uzattı: "Al bakalım istediğin 10 doları." Çocuk sevinçle haykırdı: "Teşekkürler Babacığım" dedi ve yastığının altında sakladığı buruşuk paraları çıkardı, elindeki parayla birleştirdi, tümünü tane tane saymaya başladı. Oğlunun yastık altından para çıkarıp saydığını gören adam, yine sinirlendi: "Paran olduğu halde neden benden para istiyorsun?" diye bağırdı, "benim senin saçma çocuk oyunlarına ayıracak zamanım yok." Çocuk, babasının bağırmasına aldırmadı bile: "Fakat yeterince param yoktu ki... Ancak simdi tamamlayabildim" dedi ve elindeki paraların tümünü babasına uzattı. "İşte sana 20 dolar, Babacığım" dedi, "simdi bir saatini alabilir miyim?"
|
|
Doğanın Dengesi |
Tarih..:11/28/2001 |
Temel ormanda ağaç kesiyormuş, o sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar, Temel'i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar... Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun a rastlamış, Dursun;
-Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormuş, Temel de anlatmış;
- Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Doğan'ın yengesini bozmişum diye dövdü peni, halbuki ne Doğan'ı taniyruuum, ne de yengesuni..
|
|
Temel'in Kaynanası |
Tarih..:4/12/2001 |
Temel bir gün kahveye girmiş. Üstü başı yırtıkmış. Ne oldu diye sormuşlar.
-Temel: "Kaynanamı gömdük."diye cevap vermiş.
- Kahvedekiler: "İyi de bu halin ne?"
-Temel: "Biraz direndi de."
|
|
Siyah Beyaz Kadın |
Tarih..:12/24/2001 |
Temel ve dursun yaz tatillerinde Antarktika'ya gitmeye karar vermişler. Uzun bir yolculuktan sonra buzlar diyarına varmışlar. Bir rehber bulamadıklarından kendileri gezmişler uzun buz ovalarını. ertesi sabah bir rehberle anlaşarak kıtanın en güzel yerlerini rehber eşliğinde gezip merak ettiklerini soruyorlarmış. Bir ara Temel rehbere seslenerek
- " Pardon burada hiç beyaz kadın var mı ? " diye sormuş,
- Rehber "Tabiî ki var, buradaki kadınların yüzde doksanı beyazdır" demiş.
- "Peki siyah kadın var mi?"
- "Eh bir kaç tane var bu civarda"
- "Pekİ siyah beyaz kadın var mı" rehber son derece şaşkın bir şekilde
- "Tabiî ki hayır ben hiçbir yerde rastlamadım böyle kadına" Cevaptan hiç de hoşnut kalmayan Temel Dursun'a dönerek
- " Ula dursun yoksa dün akşamkiler penguen miydi?????".
|
|
Temel Uçakta |
Tarih..:12/31/2001 |
Temel Londra'ya uçakla seyahat ediyormuş. Uçakta her şey normal iken birden pilotun sesi duyulmuş:
- "Sayın yolcular, uçağımızdaki 4 motordan bir tanesi bozuldu, ama biz 3 motorla rahat iniş yapabiliriz" Neyse rahatlar herkes. 15 dakika sonra bir anons daha:
- "Sayın yolcular maalesef 1 motorumuz daha bozuldu ama biz 2 motorla inişi yapacağız" Herkes rahat ama bir anons daha gelmesinden korkmaktadır. 20 dakika sonra bir anons daha gelir:
-"Sayın yolcularımız 2 motordan biri daha bozuldu ama biz en iyisiyiz ve 1 motorla inişi size garanti ediyoruz" Herkes ohh çeker rahatlar. Temel ise panik içinde:
- "Uyy bu motorda bozulursa havada kalacağuz"
|
|
Süzme |
Tarih..:11/16/2001 |
Temel'in 8 tane çocuğu varmış. Ama hepsi de birbirinden salak, geri zekalıymış. Temel ve karısı Fadime doktora gitmişler, durumu anlatmışlar. Böyle böyle biz artık çocuk istemiyoruz demişler. Doktor bunlara 1
-2 kutu prezervatif vermiş. Nasıl kullanılacağını falan anlatıp yollamış. Neyse bunlar kullana kullana bir gün prezervatifleri kalmamış. Temel kara kara düşünmeye başlamış . Ne yapsak ne etsek diye Fadime " Dur ben sana dantelden örüvereyim demiş." Ölçüyü falan almış 1
-2 gün içinde örmüş. Aradan 9 ay geçmiş. Temel ile Fadime nin 1 çocukları daha olmuş . Zamanla çocuk büyümüş, 9
-10 yaşlarına gelmiş. Ama nasıl bir çocuk zeki mi zeki, fırlama mı fırlama . Önceki 8 ine hiç benzemiyor. Tüm sınavlarda birinci, sporda tüm şehrin en iyisi, köyün en zeki, en atılgan çocuğu olmuş. Bir gün Temel kahvede otururken sormuşlar. " Ya Temel senin 9 çocuğun 8'i deli mi deli bu sonuncusu nasıl oluyor da bu kadar akıllı oluyor? " Temel gerine gerine cevap vermiş. " Süzme o, süzme..! "
|
|
Araştırmacı Temel |
Tarih..:11/16/2001 |
Temel hayvanları araştırma konusuna oldukça ilgi duymaktaymış. Bir gün bu merakını gidermek için laboratuarını kurarak çalışmalara başlamış. Örnek hayvan olarak bir PİRE almış. Çok hassas aletler ile bu işe başlayan Temel, eline çok hassas bir neşter alarak pirenin ayaklarının ucundan biraz kesmiş ve masanın üzerine bırakmış ve pireye ZIPLA BAKAYIM diye seslenmiş, doğal olarak zıplayarak dolaşan bir hayvan olan pire yarım yamalak da olsa zıplamış, o sırada Temel hemen yakalayarak ayaklarının tamamını yontmuş ve masanın üzerine tekrar bırakarak seslenmeye başlamış. ZIPLA BAKAYIM, ULA ZIPLASANA, ZIPLA BE HAYVAN. Fakat ayakları kesilen pireden hiçbir hareket yok..... Temel hemen kalem kağıdı alarak raporu yazmaya başlamış. PİRE incelendi. SONUÇ: "PİRE'nin ayakları kesilince kulakları duymamaktadır."
|
|
Sakin Memur |
Tarih..:1/10/2009 |
Aşırı sinirli biri, havalimanında checkin bankosu'ndaki ilgili memura hak etmediği halde, etmediği hakareti bırakmamış.. Müşterinin abartılı kabalığı karşısında, banko memuru sakin ve güleryüzlü bir şekilde davranıyor, hiç cevap vermeden işine devam ediyormuş.. Adam işi bitip gidince, bir arka sıradaki müşteri
-"Sizi tebrik ederim..!" demiş memura, "Hiç tahrike kapılmayıp nezaketinizi sürdürdünüz.. Ama bu kadarı da yanlış.. Yapabileceğiniz bir şeyler olmalı.."
- "Olmaz olur mu, var efendim.." demiş, memur gülümseyerek,
- "Şerefsiz New York'a gidiyor, bavulları Berlin'e
|
|
Aslanın Yıllık İzni |
Tarih..:12/18/2008 |
ASLAN yıllık izine gidecekmiş. İzine gitmeden önce; 'Hareketlidir, hızlıdır, ormanı dolaşıp gelince bana rapor verir' diye düşünüp vekaletini tavşana bırakmış. Bunu tüm hayvanlara 'e
-mail' atıp bildirmiş. 'Tavşan vekilimdir, ona saygısızlık ederseniz bana etmiş sayılırsınız, geldiğimde hesabını sorarım' diye yazmış. Tavşan, ertesi gün büyük havalarda ve çalımla ormanda dolaşmaya başlamış. Bakmış Kurt dereden su içiyor. Yanına yaklaşıp bir parmak atmış. Kurt öfkeyle geriye dönmüş, bakmış ki tavşan, mail aklına gelince gıkını çıkartmadan 'La havle ve la' çekip yürümüş. Biraz daha gitmiş, bakmış Fil ağaçtan meyve kopar! ıp yiyor. Ona da yaklaşıp bir parmak atmış. Fil kendine parmak atanı ezmek üzere dönmüş, bakmış ki tavşan, maili de düşünüp vazgeçmiş. Tavşan biraz daha gitmiş, bakmış Ayı kovandan bal yiyor. Gidip ona da parmak atmış. Ayı bir hışımla dönüp tavşanı yakalamış, eşek sudan gelinceye kadar dövmüş. Tavşan, yalpalaya yalpalaya yürürken bir yandan söyleniyormuş; 'Ayı oğlu ayı yine maillerine bakmamış'
|
|
Medeni Türk |
Tarih..:12/18/2008 |
Gümrük kapısından bir İngiliz , bir Fransız , bir Türk geçmek için bekliyorlarmış . Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış . Önce İngilizin valizine bakmışlar . İçinden 7 adet don çıkmış . 'Niye 7 tane ? ' diye, İngiliz e sormuşlar . O da ' Haftanın 7 günü var , hepsi için birtane ; Pazertesi , Salı , Çarşamba ...' demiş . 'Vay be ! Helal olsun medeniyete , temizliğe bak adamlardaki' demiş görevliler . Sıra Fransızın valizine gelmiş . Açmışlar bakmışlar 8 tane don 7 yi anladıkta niye 8 tane don ?' diye sormuşlar . 'Hergün için birtane , birtanede ne olur ne olmaz diye aldım ' demiş . 'Vay be ! Adamlardaki temizliğe , medeniyete bak' demiş görevliler . Sıra bizim Temel e gelmiş. Açmışlar bakmışlar tam 12 tane don . 'Ne varsa bizim insanımızda var , şu medeniyete şu temizliğe bak' Sormuşlar ' Niye 12 tane ? ' Bizimki ;' Ocak , Şubat , Mart... '
|
|
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
|
|